
Sabancı'dan Yapay Zeka Hamlesi: AI.SU
Melisa Sabancı Tapan, Sabancı Üniversitesi bünyesinde kurulan AI.SU platformuyla yapay zekayı insani, toplumsal ve kültürel boyutlarıyla tartışmaya açıyor.
Yapay zeka teknolojileri, hayatımızın her köşesini dönüştürürken, Sabancı Üniversitesi de bu dönüşüme farklı bir perspektiften yaklaşıyor. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Üyesi Melisa Sabancı Tapan'ın öncülüğünde hayata geçen AI.SU platformu, yapay zekayı sadece teknik bir konu olmaktan çıkarıp, insan, toplum, ekonomi ve kültür ekseninde derinlemesine tartışmayı hedefliyor.
Melisa Sabancı Tapan'ın yapay zeka yolculuğu, Sakıp Sabancı'nın düşünsel mirasını günümüzün yapay zeka sorularıyla harmanlayan 'Vision of Sakıp Sabancı' projesiyle başlamış. Bu projede, Sakıp Sabancı'nın söylemlerinden yola çıkarak geliştirilen özel bir yapay zeka modeli, hafıza, değerler ve kuşaklar arası aktarım gibi kavramları yapay zeka üzerinden yeniden yorumlama fırsatı sunmuş. Tapan'a göre, bu deneyim, sürekli cevap veren, yorulmayan ve hata payı düşük bir sistem karşısında 'insan kalmanın' ne anlama geldiğini sorgulatmış. AI.SU da tam olarak bu sorgulamanın bir ürünü olarak ortaya çıkmış; yapay zekanın sadece teknolojik kapasitesiyle değil, insan olma hallerimizle kurduğu ilişki üzerinden okunmasını amaçlıyor.
AI.SU, adını 'Artificial Intelligence' ve 'Sabancı University' kelimelerinin baş harflerinden alıyor. Platform, yapay zekayı teknik terimlerden arındırarak farklı disiplinlerin katkısıyla ele alıyor. İlk çıktısı bir podcast/videocast serisi olan AI.SU, aynı zamanda kolektif bir hafıza alanı olarak da konumlanıyor. Tapan, yapay zekayı artık sadece teknolojik değil, 'varoluşsal' bir dönüşüm olarak tanımlıyor. Ona göre en kritik kırılma noktası, yapay zekanın artık sadece veri işleyen sistemler olmaktan çıkıp, dinleyen, yanıt veren, hatta empati kuruyormuş gibi davranan bir eşiğe gelmesi. Bu durum, empati, şefkat, hakkaniyet, insan onuru ve özgür irade gibi temel insani değerleri nasıl koruyacağımız sorusunu gündeme getiriyor.
Yapay zeka çağında en büyük risklerden birinin, insana özgü temel 'kaslarımızın' zayıflaması olduğunu belirten Tapan, özellikle empati, sabır, muhakeme ve gerçek bağ kurma becerilerinin önemine dikkat çekiyor. Yapay zekanın sunduğu hızlı ve ikna edici yanıtlar, gerçek insan ilişkilerinin gerektirdiği kusurluluğu, zamanı ve sabrı göz ardı etmemize yol açabilir. Bu yüzden, AI.SU, sadece insani duyguları değil, birlikte yaşama, öğrenme ve anlam üretme kapasitemizi de korumayı hedefliyor. Türkiye'de yapay zeka tartışmalarının henüz yeterince derinleşmediğini düşünen Tapan, çoğunluğun pratik fayda odaklı ilerlediğini ancak teknolojinin düşünme biçimlerimizi, ilişkilerimizi ve değer sistemlerimizi nasıl dönüştürdüğünü de konuşmanın elzem olduğunu vurguluyor.
Üniversitelerin rolünün yapay zeka çağında daha da kritik hale geleceğine inanan Melisa Sabancı Tapan, Sabancı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Leblebici ile de bu konuyu ele almış. Bilgiye ulaşmanın kolaylaştığı bir dünyada, bilgiyi anlamlandırmak, sorgulamak ve etik bir çerçeveye oturtmak üniversitelerin temel görevi haline geliyor. Mühendislik, felsefe, ekonomi, psikoloji, hukuk, tasarım gibi farklı disiplinlerin bir araya gelmesi, yapay zeka gibi disiplinler üstü bir yapıyı anlamak için kaçınılmaz. Türkiye'nin dinamik ve teknolojiye açık nüfusunu bir avantaj olarak gören Tapan, bu avantajı kalıcı değere dönüştürmek için sadece kullanıcı olmakla yetinmeyip, üreten, sorgulayan ve kendi ihtiyaçlarına uygun çözümler tasarlayan bir ekosistem kurmanın önemine işaret ediyor.



