
Türk Hava Yolları, yapay zekayı operasyonlarında nasıl kullanıyor
Türk Hava Yolları, günlük binlerce uçuş operasyonunda yapay zekadan faydalanarak verimliliği artırıyor ve olası aksaklıkları önlüyor.
Türkiye'nin önde gelen teknoloji etkinliklerinden Webrazzi Summit 2026, bu yıl da sektörün nabzını tutmaya devam ediyor. Konferansta dikkat çeken panellerden biri, havacılık sektöründe yapay zekanın operasyonel süreçlerdeki rolünü ele aldı. Türk Hava Yolları'nın teknoloji kanadı Turkish Technology'den Nahit Yılmaz, Webrazzi Yönetici Editörü Arden Papuççiyan'ın sorularını yanıtladı.
Yılmaz'ın aktardığı bilgilere göre, günde yaklaşık 1700-1800 uçuş gerçekleştiren ve 550 uçağıyla 100'den fazla ülkede faaliyet gösteren Türk Hava Yolları, bu devasa operasyonu yönetmek için yapay zekadan aktif olarak yararlanıyor. Yapay zeka, sadece uçuş anında değil, öncesindeki hazırlık süreçlerinde de kritik bir rol oynuyor. Örneğin, gecikme tahmin modelleri sayesinde bir sonraki gün gecikme yaşama ihtimali olan seferler önceden belirleniyor. Bu sayede operasyon ekipleri gerekli planlamaları yapabiliyor ve yolculara yansıyabilecek aksaklıkların önüne geçiliyor.
Havacılıkta yapay zekanın kullanıldığı bir diğer önemli alan ise kestirici bakım. Uçaklardan gerçek zamanlıya yakın toplanan veriler analiz edilerek olası arızalar önceden tahmin edilmeye çalışılıyor. Bu yaklaşım, uçuş öncesinde ortaya çıkabilecek teknik sorunların erken teşhis edilmesine olanak tanıyor. Yılmaz, bu çalışmaların henüz belirli uçak grupları ve kritik bileşenlerle sınırlı olduğunu ancak operasyonel açıdan önemli katkılar sağladığını belirtti. Ayrıca, farklı dillerde gelen müşteri geri bildirimlerinin sınıflandırılması ve ilgili ekiplere yönlendirilmesi gibi süreçlerde de yapay zekadan faydalanılıyor.
Nahit Yılmaz, yapay zekanın insanı destekleyen bir araç olduğunu ve nihai kararın her zaman insanda kaldığını vurguladı. Yanlış bir yapay zeka aksiyonunun mevcut operasyonu daha da kötüleştirebileceği riskine dikkat çekti. Önümüzdeki beş yıl içinde fiziksel yapay zeka uygulamalarının operasyonlarda daha fazla yer bulacağını öngören Yılmaz, kurumların önündeki en büyük zorluklardan birinin veriyi doğru ve ilişkisel bir şekilde yapay zeka sistemlerine aktarmak olduğunu ifade etti. Özellikle üretken yapay zeka sistemlerinin büyük veri kümelerinde doğru bilgiye erişebilmesi, sektörün geleceği için büyük önem taşıyor.



